logo
Özde Ülker
Hikayeler

Özde Ülker Jupy'yi nasıl gerçek bir çalışma ortağına dönüştürdü?

Özde Ülker · Hukuk Direktörü · Global şirket

17 yıllık hukuk kariyerine sahip Özde Ülker, Fortune 500 listesinde yer alan global bir şirketin Türkiye ve Orta Doğu operasyonlarından sorumlu Hukuk Direktörü olarak; ticari sözleşmelerden çalışan ilişkilerine, uyum süreçlerinden kurumsal yönetime, ticari uyuşmazlıklardan yatırım kararlarına kadar geniş bir alanda çalışıyor. Jupy'nin bu yoğun ve çok katmanlı çalışma düzeninde işleri hızlandıran bir yapay zekâ aracından, hukuki muhakemesini ve etki alanını genişleten bir çalışma ortağına nasıl dönüştüğünü konuştuk.

Özde, önce sizi tanıyalım. Nasıl bir ekiple, ne tür işlerle uğraşıyorsunuz?

17 yıldır şirketler hukuku alanında çalışıyorum. Bugün, Türkiye'de 15.000'den fazla çalışanı bulunan global bir şirketin Türkiye ve Orta Doğu bölgesinden sorumlu Hukuk Direktörü olarak görev yapıyorum. Bana doğrudan bağlı iki ekip arkadaşımla birlikte üç kişilik bir hukuk ekibiyiz. Şirket hukuk müşavirliğinde, hukuk bürolarından farklı olarak tek bir alana yoğunlaşmak çoğu zaman mümkün değil. Ticari sözleşmeler, çalışan ilişkileri, veri koruma ve uyum, kurumsal yönetim süreçleri, yönetim kurulu kararları ve şirket yapılanmaları gibi oldukça farklı alanlarda çalışıyoruz. Bunun yanında ticari uyuşmazlıklarda strateji oluşturuyor, operasyonların karşılaşabileceği hukuki riskleri önceden tespit ediyor ve yönetim ekibine yatırım ile stratejik kararlar konusunda destek sağlıyoruz. Sorumluluk alanımız Türkiye ile de sınırlı değil; farklı hukuk sistemlerinin ve ticari dinamiklerin bulunduğu bölge operasyonlarının hukuki güvenliğini sağlıyoruz. Bu iş, mevzuatı bilmenin ötesinde hız, ticari sezgi ve güçlü bir stratejik muhakeme gerektiriyor. Jupy de tam bu yüzden günlük çalışma düzenimizin önemli bir parçası.

Bu kadar farklı ve karmaşık bir gündemde Jupy'de en çok neyi seviyorsunuz?

Bana ulaşan taleplerin büyük çoğunluğu hukukçulardan gelmiyor. Satış, operasyon, insan kaynakları, finans veya yönetim ekiplerinden gelen; çoğu zaman hukuki terminolojiyle ifade edilmemiş, birden fazla sorunu aynı anda içeren taleplerle karşılaşıyorum. Böyle bir talebi doğru cevaplayabilmek için önce ticari dili anlamanız, asıl sorunu tespit etmeniz ve hukuki ihtiyacı ayrıştırmanız; ardından hukuken doğru olmanın ötesinde, şirketin ticari ihtiyacını gözeten uygulanabilir bir çözüm üretmeniz gerekiyor. Jupy'nin en sevdiğim yönlerinden biri, bu karmaşık talepleri yalnızca metin olarak analiz etmemesi. Zaman içerisinde yaptığım işi, yaklaşımımı, önceliklerimi ve risklere bakış biçimimi anlamaya başladı. Artık yalnızca benim üslubumla değil, benim muhakeme yöntemime yakın bir biçimde cevap üretebiliyor. Çıktıyı baştan yazmam gerekmiyor; çalışma çoğu zaman, beni ve şirketin ihtiyaçlarını yakından tanıyan deneyimli bir hukukçu hazırlamış gibi önüme geliyor.

Jupy hayatınıza girdikten sonra ne değişti?

Hukuk son derece geniş bir alan; ne kadar deneyimli olursanız olun her konunun uzmanı olamazsınız. Hele bölgesel bir görev yürütüyorsanız, aynı gün içinde çok farklı hukuk dalları ve ticari sorunlarla karşılaşabiliyorsunuz. Jupy'nin bana kattığı ilk şey, önüme gelen konuyu çok kısa sürede kavramamı sağlaması oldu. Özellikle yüksek risk taşımayan ancak doğrudan uzmanlık alanıma girmeyen konularda nitelikli bir başlangıç noktası sunuyor. Böylece dış destek almadan ilerleyebiliyor, departmanın zamanını gerçekten kritik konulara ayırabiliyoruz. Daha karmaşık konularda ise farklı bakış açıları geliştirmeme yardımcı oluyor. Ticari bir uyuşmazlıkta yalnızca hukuki pozisyonu analiz etmekle kalmıyor; hangi stratejinin şirket açısından daha etkili olacağını, karşı tarafın muhtemel yaklaşımını ve farklı senaryoların sonuçlarını birlikte değerlendirebiliyorum. Bu anlamda Jupy, benim için yalnızca cevap veren bir araç değil; düşünce sürecimi genişleten ve stratejimi sınamamı sağlayan bir çalışma ortağı. İkinci büyük değişim hız oldu. Zaten hızlı dönüş yapmaya alışkın bir ekibiz; ancak artık karmaşık konularda da aynı hızı koruyabiliyoruz. Geçenlerde günün sonunda fark ettim: O gün bütün işlerimi Jupy ile yapmıştım. Araştırma, sözleşme, görüş, dosya takibi... Bu noktaya bu kadar doğal gelmiş olmamız, diğer departmanlardan aldığımız olumlu geri bildirimlerle birleşince, hukuk departmanının şirkete kattığı değerin nasıl büyüdüğünü gösteriyor.

“Güven” dediniz. Hukukta yapay zekâya güven, en çok tartışılan konulardan biri. Sizin için bu güveni ne sağladı?

Benim için güven, cevabın doğru görünmesiyle oluşmuyor. Bilginin güvenilir kaynaktan alınması, kaynak ile incelenen somut mesele arasındaki illiyet bağının doğru kurulması ve sonuca sağlıklı bir muhakeme süreciyle ulaşılması gerekiyor. Jupy bir hukuki değerlendirme yaptığında hangi mevzuata veya yargı kararına dayandığını atıflarıyla gösteriyor; ben de doğrudan kaynağa ulaşıp kontrol edebiliyorum. On milyondan fazla yargı kararı ve sürekli güncellenen mevzuat altyapısı üzerinde çalıştığını bilmek önemli; ancak benim için asıl değer, kaynağı bulmasının ötesinde, o kaynağın elimdeki olaya neden ve nasıl uygulanabileceğini doğru değerlendirmesi. Bir hukukçu olarak yalnızca sonucu değil, sonuca giden muhakeme zincirini de görmek isterim. Jupy'nin bu zinciri görünür ve denetlenebilir hâle getirmesi, ona duyduğum güvenin temeli. Bu güvenin etkisi çalışma hayatımla da sınırlı değil. Zihnimde sürekli açık kalan konuların, “acaba gözden kaçırdığım bir şey var mı?” baskısının azalması kişisel hayatıma da doğrudan yansıyor. İşimi daha kontrollü, daha emin ve daha az stresli yapıyorum.

Ekibinizin görece junior olduğunu söylemiştiniz. Onların çalışma şekli nasıl etkilendi?

Burası benim için en kıymetli alanlardan biri. Ekibimdeki henüz çok senior olmayan arkadaşlarıma Jupy'ye nasıl soru soracaklarını, doğru bağlamı nasıl kuracaklarını ve iyi bir hukuki talebin nasıl yazılacağını öğrettim. Bugün, kıdemlerinin normalde izin vereceğinden çok daha nitelikli ve kapsamlı çalışmalar hazırlayabiliyorlar. Elbette bu, hukuki bilgi ve deneyimin yerini almıyor; aksine öğrenme süreçlerini hızlandırıyor, hazırladıkları işin arkasındaki hukuki mantığı daha iyi kavramalarını sağlıyor. Jupy onlar için bir kısayol değil; yanlarında sürekli erişebilecekleri deneyimli bir mentor gibi. Böylece yalnızca çıktı kalitesi değil, mesleki özgüvenleri de gelişiyor. Benim açımdan ise her aşamada mikro kontrol yapmak yerine zamanımı stratejik karar gerektiren, yüksek riskli meselelere ayırabilmek demek.

Ticari sözleşmeler iş yükünüzün önemli bir kısmını oluşturuyor. Orada nasıl bir çalışma akışınız var?

Karşı taraftan gelen sözleşmeleri anonimleştirerek Jupy'ye yüklüyoruz. Sözleşmeyi madde madde inceleyerek şirket standartlarımızdan ayrılan hükümleri, dengesiz yükümlülükleri ve riskli noktaları belirliyor. Revizyonları doğrudan Word üzerinde, izlenen değişikliklerle alıyoruz; dolayısıyla çıktı bir değerlendirme notu olarak kalmıyor, karşı tarafa gönderilebilecek bir çalışmaya dönüşüyor. Şablonlarımızı, standart maddelerimizi ve geçmiş sözleşmelerimizi Arşiv'e yüklediğimiz için Jupy şirketimizin sözleşme yaklaşımını da öğreniyor. Sıfırdan bir taslak istediğimizde genel bir metin yerine bizim risk anlayışımıza ve dilimize yakın bir metin hazırlıyor. Ancak benim için en kritik konu, riskli maddeyi tespit etmenin ötesinde: Hangi riskin kabul edilebilir olduğunu, hangi hükmün mutlaka müzakere edilmesi gerektiğini ve ticari ilişkiyi koruyarak hukuki pozisyonun nasıl güçlendirileceğini belirlemek gerekiyor. Jupy, alternatif düzenlemeler ve farklı müzakere seçenekleri oluşturarak bu stratejiyi çok daha hızlı kurmamızı sağlıyor.

Aynı anda birden fazla konuyu yürütüyorsunuz. Takip tarafında ne işinize yarıyor?

Dosyalar özelliğini çok aktif kullanıyoruz. Belirli bir konuyla ilgili tüm yazışmaları, belgeleri ve önceki analizleri tek bir dosyada topluyoruz. Şirket hayatında bir konu bazen kapanmış gibi görünür, birkaç ay sonra başka bir boyutuyla yeniden karşınıza çıkar. Eskiden geçmiş yazışmaları ve alınan kararların gerekçelerini zihnimde yeniden kurmam gerekirdi. Şimdi Jupy, o dosyada hangi belgelerle çalıştığımızı, hangi riskleri değerlendirdiğimizi ve hangi yaklaşımı benimsediğimizi hatırlıyor. Bu kurumsal hafıza yalnızca zaman kazandırmıyor; kararlar arasındaki tutarlılığı da güçlendiriyor. Farklı ülkeleri ve uzun süreli ticari ilişkileri yönettiğiniz bir yapıda bu devamlılık son derece değerli.

Son olarak, sizin gibi şirket bünyesinde çalışan hukukçulara ne söylersiniz?

Şirket hukuk müşavirliği zaman zaman oldukça yalnız bir iş. Sizden her konuyu bilmeniz, hızla cevap vermeniz ve cevabınızın ticari sonuçlarını da öngörmeniz bekleniyor; ancak yanınızda her uzmanlıktan oluşan on kişilik bir kadro bulunmuyor. Jupy bana tam olarak bu kapasiteyi sağladı. Tavsiyem, onu yalnızca bir soru-cevap veya metin yazma aracı gibi görmemeleri. Kendi çalışma sistemlerini, risk yaklaşımlarını ve bilgilerini Jupy'ye doğru şekilde aktardıklarında, aldıkları fayda katlanarak artıyor. Benim için bugün Jupy; zaman kazandıran, güven veren, düşünce alanımı genişleten ve hem profesyonel hem kişisel hayatımda daha kontrollü hareket etmemi sağlayan gerçek bir çalışma ortağı.

Jupytr'ı ekibinizde deneyin

Bir demo talep edin, ekibinize özel bir görüşme yapalım.